255 Görüntülenme

Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Söz

Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Söz
5 (100%) 2 Oy

Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Söz.. Kızılderililer. Bizlerin hep merak ettiği insanlardır. En azından ben gerçek bir kızılderili kabilesi görmek istemişimdir. Doğa ile iç içe olan ve teknolojiden uzak olan bu insanlar, acaba gerçektende bir çok insanın düşündüğü gibi ilkel mi? Ya aslında bizler ilkel bir hayat yaşıyorsak? Yada aslında ilkel bir hayat gerçek bir hayatsa?…

Stonley Kızılderililer kabilesinden,  1871 yılında doğmuş olan ve  Yürüyen Boğa olarak bilinen Tatanga Mani, 87 yaşında iken kızılderililerin temsilcisi olarak Kanada tarafından bir dünya turuna çıkartılmıştır.

Tatanga Mani, Londra’da yaptığı konuşmasında kızılderililerin doğa ile olan ilişkisini şu sözlerle anlatmıştır;

“Dağlar her zaman taş binalardan daha güzeldir. Şehirlerdeki yaşam yapay bir hayattır. Şehirlerde insanlar ayaklarının altında toprağı hissedemiyor doğa ile bağ kuramıyor, saksıdakiler dışında bitkilerin büyümesine şahitlik edemiyor, gökyüzündeki yıldızları bile caddelerdeki ışıklardan dolayı göremiyorlar.”

 

 

Doğaya olan saygıları herkes tarafından bilinen kızılderililerin modern hayatı sorgulatan düşünceleri ise şu şekilde:

“Ağaçların konuştuğunu bilir miydiniz? Evet, konuşurlar. Birbirleriyle konuşurlar, kulak verirseniz sizinle de konuşacaklardır.”

“Asıl sorun sizin dinlememeniz, doğayı, ağaçları…”

“Biz ağaçlara zarar vermek istemeyiz. Ne zaman onları kesmemiz gerekse, önce onlara tütün ikram ederiz. Odunu asla ziyan etmeyiz, lazım olduğu kadar keser, kestiğimizin hepsini kullanırız. Eğer onların hislerini düşünmez ve kesmeden önce tütün ikram etmezsek, ormanın diğer bütün ağaçları gözyaşı dökecektir, bu da bizim kalbimizi yaralar.”

“Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz. Sadece bir kişiye yardım et! Şu an böyle bir gelenek yok ama olacağına inanıyorum, insanlar bu yolu öğrenecekler.”

“İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır.”

“Yeryüzü bize atalarımızdan miras kalmadı. Biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık.”

“Yapmamız gereken, her şeyi eski sadeliğine döndürmektir, böylece bozulan düzenimiz yeniden kurulacaktır.”

“Barış ve mutluluk her anda mevcuttur. Barış ve mutluluk her adımdadır. Ruhun meseleleri için siyasi çözümler yoktur.”

“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak. Şükredecek bir şey bulamıyorsan içindeki kusuru ara.”

“Sahip olma isteği onlarda bir hastalık olmuş. Bu insanlar, zenginlerin bozabileceği ama yoksulların bozamayacağı birçok kural koymuşlar. Yönetici olan zenginleri güçlendirmek için yoksullarla güçsüzlerden vergiler alıyorlar. Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve öteki süprüntüleriyle çirkinleştiriyorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor.”

 

Doğaya hasretiz

Her ne kadar teknoloji içinde yaşıyor olsak ve bu teknoloji hayatımı bir çok açıdan kolaylaştırıyor olsa da, benliğimiz toprağa yakın olmaktan yana. Teknoloji içerisinde yaşayan her birey, içlerinde bir yerlerde toprağa özlem duymaktadır. Toprağa basmak, onu hissetmek ve ona dokunmak istemektedir. Bir çoğumuzda teknolojiden, medeniyetten uzakta kafamızı dinleme hayalleri kurarız ki bu benliğimizin toprağa olan hasretindendir.  Şu sözlere baktığımızda o kadar güzel o kadar doğru geliyorlar ki, onlar mı ilkel biz mi ilkeliz kestiremiyoruz. Bana soracak olursanız bizler ilkel insanlarız.

Ne demişti, Kızılderililer ‘den Yürüyen Boğa Tatanga Mani

“Sahip olma isteği onlarda bir hastalık olmuş. Bu insanlar, zenginlerin bozabileceği ama yoksulların bozamayacağı birçok kural koymuşlar. Yönetici olan zenginleri güçlendirmek için yoksullarla güçsüzlerden vergiler alıyorlar. Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve öteki süprüntüleriyle çirkinleştiriyorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor.”

Sağlıcakla, doğa ile birlikte kalın…

Liseden, Ağ Sistemleri ve Yönetimi bölümünden mezun oldum. Üniversiteden (2 yıllık), Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun oldum. Şuanda da AÖF, Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünde okumaktayım.

Uzmanlık alanlarım; Windows Sistemleri, HTML, CSS, C# ve SQL’dir.

Hobi olarak uğraştığım genel konular, Photoshop, After Affects, Corel Draw’dır.Film, YABANCI dizi, Anime izlemeyi ve Manga okumayı severim. Arkadaşlarımla yürüyüş yapmayı ve grup olarak aktivitelere gitmeyi severim. Geri kalan zamanlarımın tümü bilgisayar karşısında geçer.