Hayattaki Değerini Nasıl Ölçersin?

Hayattaki Değerini Nasıl Ölçersin?

14 Ocak 2018 0 Yazar: Mustafa BÜKÜLMEZ
Toplam Görüntülenme : 52
Yaklaşık okuma süresi : 3 DK
Stres Mi? Hayati Bir İhtiyaç Olabilir mi?
Eğitim? Sistem? Hadi Canım!!
Hayattaki Değerini Nasıl Ölçersin?
4.5 (90%) 2 Oy

Hayattaki Değerini Nasıl Ölçersin? Bu yazıya bir hikaye ile başlamak ve bir atasözü ile bitirmek istiyorum. Hayattaki değerinizi nasıl anlayacağınızı bu yazından sonra bulacaksınız.

 hayattaki değerini nasıl anlarsın

Hayatımın Değeri

Bir gün genç bir çocuk babasına sorar;

Hayatımın değeri nedir?

Babası cevap vermek yerine;

“Al bu taşı markete satmaya götür. Eğer satın almak isteyen biri olursa, bir şey söyleme ve iki parmağını göster.”

Genç çocuk markete gider ve bir kadın;

“Bu taş ne kadar? Güzel bir taşmış onu bahçeme koymak isterim” der

Çocuk hiçbir şey demeden iki parmağını gösterir.

Kadın;

“2 dolar mı? Tamam alıyorum.” der.

Eve giden çocuk babasına bir kadının taşı 2 dolara almak istediğini söyler. Babası bu seferde genç çocuğa bu seferde;

“Bu taşı şimdi de bir müzeye götür ve satmaya çalış. Eğer almak isteyen olursa hiç bir şey demeden iki parmağını göster “ der.

Çocuk taşı bu seferde bir müzeye götürür ve bir adam taşı almak istediğini söyler. Genç çocuk yine birşey demeden iki parmağını gösterir ve adamda;

“200 dolar mı? Tamam alıyorum.” der.

Genç çocuk şok olur ve koşa koşa eve gider. Babasına bir adamın taşı 200 dolara almak istediğini söyler. Babası bu seferde genç çocuğa bu seferde;

“Oğlum son olarak bu taşı değerli taşlar satan bir dükkana götür. Taşı dükkan sahibine göster ve taşın fiyatını sorarsa iki parmağını göster.” der.

Genç çocuk değerli taşlar satan bir dükkanı bulur ve içeri girer. Dükkan sahibine taşı gösterir. Dükkan sahibi ise;

“Hey! Bu taşı nereden buldun? Bu taş dünyada çok nadir görülen bir taşlardandır. Bunu almalıyım, ne kadar istiyorsun?” der.

Genç çocuk sesini çıkarmadan iki parmağını gösterir. Adam;

“Tamam alıyorum. 200.000 dolara…”  der.

Çocuk ne diyeceğini bilemez ve koşarak babasının yanına gider..

“Baba! Dükkan sahibi bu taşı 200.000 dolara almak istiyor.” der.

Babası şöyle der;

“Oğlum… Şimdi hayatının değerini anladın mı?. Şimdi anladın mı?, Nereden geldiğin, nerede doğduğun, teninin rengi ve ne kadar zengin bir ailede doğduğun önemli değil. Önemli olan kendini nerede konumlandırdığındır. Çevreni oluşturduğun insanlar, kendini ne şekilde taşıdığın… Tüm hayatını, 2 dolarlık bir taşmış gibi yaşayabilirsin. Tüm hayatını, seni 2 dolarlık taşmış gibi görenlerle yaşayabilirsin. Fakat her insanın içinde bir elmas vardır ve çevremizdeki insanları seçebiliriz… Değerimizi bilen ve içimizdeki elması gören insanlarla… Kendimizi bir markete yada mücevher dükkanına koymayı tercih edebiliriz. Ve ayrıca başka insanların değerini de görmeyi seçebiliriz. Başka insanlara kendi içlerindeki elması görmelerinde yardımcı olabiliriz.”

Çevrenizdeki insanları akıllıca seçin. İşte hayatınıza fark yaratacak olan şey budur. Ve bazı insanlar sizleri “PAHA BİÇİLEMEZ” görecektir.

Nasıl?. Çok güzel bir hikaye değil mi? Çok gerçekçi bir hikaye değil mi? Ve çok doğru bir hikaye değil mi?

Hayattaki yerimizi kendimiz seçebiliriz. Bu hikayemiz bu kadardı. Demiştim ya birde atasözü vereceğim diye.. Vereceğim atasözü bu hikayeyi üç kelime ile anlatıyor aslında…

“Taş yerinde ağırdır.”

Atasözünden girmişken konu hakkında bir kaç atasözü daha vereyim. 🙂

“Aslan yattığı yerden belli olur. “

Bu belki atasözü değil ama konuya tam uyuyor.

“Ağır taşla batman döverler hafif taşla …”


Felsefi şeyler hakkındaki diğer yazılarımı da merak ederseniz tıklayın.

Bu yazımız da bu kadar dostlar. Sağlıcakla ve takipte kalın 😉

Liseden, Ağ Sistemleri ve Yönetimi bölümünden mezun oldum. Üniversiteden (2 yıllık), Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun oldum. Şuanda da AÖF, Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünde okumaktayım.

Uzmanlık alanlarım; Windows Sistemleri, HTML, CSS, C# ve SQL’dir.

Hobi olarak uğraştığım genel konular, Photoshop, After Affects, Corel Draw’dır.Film, YABANCI dizi, Anime izlemeyi ve Manga okumayı severim. Arkadaşlarımla yürüyüş yapmayı ve grup olarak aktivitelere gitmeyi severim. Geri kalan zamanlarımın tümü bilgisayar karşısında geçer.

Stres Mi? Hayati Bir İhtiyaç Olabilir mi?
Eğitim? Sistem? Hadi Canım!!