İçe Dönük Demek Asosyal Demek Mi? Ya Avantajlı Bir Özellikse?

İçe Dönük Demek Asosyal Demek Mi? Ya Avantajlı Bir Özellikse?

10 Ocak 2018 0 Yazar: Mustafa BÜKÜLMEZ
Toplam Görüntülenme : 45
Yaklaşık okuma süresi : 4 DK
Eğitim? Sistem? Hadi Canım!!
Gelişmemiş Toplumların Davranışları Nasıl Mıdır? Gelin Bakalım...
İçe Dönük Demek Asosyal Demek Mi? Ya Avantajlı Bir Özellikse?
5 (100%) 2 Oy

İçe Dönük Demek Asosyal Demek Mi? Ya Avantajlı Bir Özellikse? Bunu nasıl bilebiliriz ki diyenlerdenseniz, o zaman devam edebilirsiniz. Buyrun, içe dönük insanların avantajlı özelliklerini görelim..

Felsefi Şeyler kategorisindeki diğer yazılarım için tıklayın.

İnsanlar, “içe dönük olma” kavramını gerçekten kötü bir şey olarak kabul ediyorlar. Peki gerçekten öyle mi? Eğer öyle düşünüyorsanız bu yazıyı okuduktan sonra içe dönük olmayı isteyebilirsiniz. İçe dönük insanlar sanılanların aksine hayatta başarısızı olmuş ve şanssız insanlar değillerdir. Aksine dirençlidirler. Hayata karşı benzersiz özellikleri vardır.

“Sanılanın aksine içe dönük insanların sosyal becerileri gelişmemiş değildir. Onlar da sosyalleşmekten zevk alabilir fakat sonrasında pijamalarını giyip evlerinde huzuru yakalamak isterler. Zamanlarını harcamakta çok titiz davranırlar ve sosyal enerjilerini genellikle yakın arkadaşlarına, meslektaşlarına ve ailelerine adarlar. Konuşmaktan çok dinlerler, konuşmadan önce düşünürler ve çoğu zaman kendilerini yazarak ifade etmekten hoşlanırlar. Yüzeysel sohbetler yerine derin sohbetleri her zaman tercih ederler.”

― Susan Cain, Sessizlik: Susmayı Beceremeyen Bir Dünyada İçe Kapanıkların Gücü

 

İçe dönük insanlar kendi kendileri motive edebilirler.

Nası yani ya? Diye düşünüyorsanız… İçe dönük insanlar kendilerini motive edebilmek için başka insanlara ihtiyaç duymazlar. Çoğu zaman bir kitap okumak, film izlemek, birşeyler yazmak yada oyun oynamak motive olabilmeleri için yeterlidir.

 

içe dönük kişilik

Çok iyi gözlem yaparlar.

İçe dönük olmak, kendini olayların dışında tutmaya çalışmaktır aslında. Aslında bu istemsiz davranışları onlara olaylara da dışarıdan bakabilmelerini sağlar. Bu sayede birçok insanın o anda göremediği şeyleri görebilirler. Bu özellik temel anlamda yaratıcılık ve problem çözme tekniklerini de geliştirir. Bilim adamlarının, müzisyenlerin, mucitlerin bir çoğu içe dönük insanlardır.

 

içe dönük kişilik

Kurdukları arkadaşlıkların temelleri sağlamdır.

İçe dönük insanlar, nadiren arkadaşlık kurarlar. Bu durum canlarını sıksa da bazen arkadaş bulma girişimleri olur ama çoğu zaman başarısız olurlar. Çünkü kendilerini üzme potansiyeli olan insanlarla ilişki kurmak istemezler. Bu sebeple arkadaş dedikleri insanlar sayılıdır ve sağlamdır.

 

içe dönük kişilik

Çok konuşmazlar, konuştuklarında ise derinlemesine konuşurlar

Hani böyle arkadaş gruplarında genelde sessiz sakin insanlar vardır. Nadiren konuşurlar ama konuştuklarında da sağlam konuşurlar. Anlattıkları şeyler size inandırıcı gelir. Çünkü bildikleri ve emin oldukları bir konuda konuşuyorlardır. Öyle boş laf yapmayı hiç sevmezler.

 

içe dönük kişilik

Her konuyu bilmezler, bir iki konu bilirler ama uzmanı olmuşlardır.

“Çoğu içe dönük insan, bir konuda her şeyi bilene kadar yeterince şey bilmediğini düşünür.”

― Marti Olsen Laney

Öyle her konuya merak salmazlar. Bir iki ilgi alanları vardır ve hep bu konularda araştırma yaparlar. Uzman olana kadar… Bu sebeple sürekli kitaplar ve internet ile iç içe olurlar.

 

içe dönük kişilik

On dinler bir konuşurlar

Bir konu hakkında yorum yapmadan önce herkesi dinlerler. İyi birer dinleyicilerdir. İnsanların sözlerini kesmezler. Saçma konuşuyor olsalar bile dinlerler. Hep dinlerler…

 

içe dönük kişilik

Sağlam risk analizleri yaparlar. Enine boyuna düşünürler.

İçe dönük olmalarının verdiği en belirgin özelliklerindendir. Hep temkinli olurlar. Bu özellikleri de onlara olaylara bir çok açıdan bakabilmeyi ve bu sayede olabilecekleri öngörebilirler.

içe dönük kişilik

Kimseye çaktırmadan problemlerini çözüverirler.

İnsanlarla pek konuşmadıklarından dolayı, kendi işlerini kendileri halletmekte uzman olmuşlardır. Risklerini iyi hesaplarlar ve ona göre uygulamaya koyar, kimselere çaktırmadan işlerini hallederler. Aslında bu açıdan her dışa dönük bir insanın bir içe dönük arkadaşı olması ona avantaj sağlar.

içe dönük kişilik

Özgürlüklerinin kısıtlanmasını istemezler.

Aslında hepimiz bunu istiyoruz. Her türden insan özgür olmak ister. Ama bu insanların özgürlük anlayışları birazcık farklıdır.  Kitap okumak istediklerinde, kitap okumalıdırlar. Arkadaşlarla sinemaya gitmek mi, kitap okumak mı deseniz şüphesiz kitap okumayı seçerler. Onlar için özgür olmak yalnız olmak diyebiliriz. Yalnız demeyelim de bireysellik diyelim. Bu düşüncelerinden dolayı birer yardımcıya yada izleyiciye ihtiyaç duymazlar ve istemezlerde…

 

Sürekli soru sorar, Sürekli düşünürler

İçinde bulundukları ortamı, çevresini ve kendisi sürekli sorgulamaya meyillidirler. Onlar için gerçek yol dışarıya değil içeriye giden yoldur. Yani kendisini anlamaya giden yoldur. Hem bireysek hemde toplumsal konularsa çok düşünürler. Aslında herşeyi düşünürler ve hep düşünürler…

 

Şöyle baktığımızda dışa dönük olmayı dilemek yerine biraz daha içe dönük olmayı dilemek gerekiyor.

Kendini anlamak, insanı anlamaktır. İnsanı anlamak, dünyayı anlamaktır. Dünyayı anlamak gerçek bir insan olmaktır. (Bu da benden felsefi bir düşünce olsun. 🙂 


Diğer yazılarımızda görüşmek üzere dostlar. Sağlıcakla ve takipte kalın..

Felsefi Şeyler kategorisindeki diğer yazılarım için tıklayın.

Liseden, Ağ Sistemleri ve Yönetimi bölümünden mezun oldum. Üniversiteden (2 yıllık), Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun oldum. Şuanda da AÖF, Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünde okumaktayım.

Uzmanlık alanlarım; Windows Sistemleri, HTML, CSS, C# ve SQL’dir.

Hobi olarak uğraştığım genel konular, Photoshop, After Affects, Corel Draw’dır.Film, YABANCI dizi, Anime izlemeyi ve Manga okumayı severim. Arkadaşlarımla yürüyüş yapmayı ve grup olarak aktivitelere gitmeyi severim. Geri kalan zamanlarımın tümü bilgisayar karşısında geçer.

Eğitim? Sistem? Hadi Canım!!
Gelişmemiş Toplumların Davranışları Nasıl Mıdır? Gelin Bakalım...